top of page

Freud & Tati Hikayesi

Freud'un Tati'ye Psikanalizi  / Yer: Viyana, Avusturya

1.jpg

S1

1932 Viyana'da bir gece yarısı.

Jacques Tati uzun yoldan gelmiş.

Sigmund Freud'a o günkü 17. purosunu uzatıyor.

Birazdan Freud Tati'ye psikanaliz yapacak.

Tati divana uzanıp gözlerini kapatıyor.

Anlatmaya başlıyor.

S2

T/ Gelip geçenler var. Bir de geçip gidenler. Hepsi geçerken mutlaka duraklıyor.  

Duraklayınca başa döndüklerini fark ediyorlar. Sezgileriyle yeni yönler buluyorlar kendilerine. 

Yönelimlerini kimlikleri belirliyor.

F/ Kimlikleri değil, bilinçaltları belirliyor. Kimlikleri buzdağının görünen kısmı sadece.

Geçilen yerlerin içleri görünür de arkası görünmez.

Buzdağının suyun altındaki kısmı gibi bilinçaltın.

T/ Bu bir döngü ve döngü bir bütün. Bilincim ya da bilinçaltım her neyse işte.

Ayırt edemiyorum ki. Gözlemliyorum.

F/ Döngü bir bütün ama bütün parçalar toplamından daha büyük.

Her parça bilinçaltından bir geçen, her geçen de hayatında bir iz. Fark edemiyorsun dostum.

Rüya görüyorsun.

Rüyaların süresi kısıtlanmış en özgür zamanların. Odak sensin.

T/ Hayır, ben dünyanın mizahını açığa çıkarmaya çalışan bir tavırım.

Sahneye giren ve çıkan bir çok figürden biriyim.

F/ İnsanların çoğu özgürlüğü gerçekten istemezler.

Çünkü özgürlük sorumluluk gerektirir ve insanlar bundan korkar.

Zihnini özgürleştirmelisin. Bütün figürler sensin.

Rüyalarına bakalım.

S3

T/ Bir kara parçası burası. Bir tek ben varım.

Aynı gökyüzü ama farklı bir hava.

 

Çölde kayalıklara tutunarak ilerliyorum.

İleride sarp bir geçit var.

Her gece görüyorum. Ulaşmak istiyorum.

Her yaklaştığımda başa dönüyorum.

Her yer kum.

Sesler duyuyorum. Kayalıkların arkasından geliyor. 

Heyecanlanıyorum. Yalnızım burada uzun zamandır.

Nereden geldiğimi bilmiyorum.

İlk defa yabancı izler görüyorum.

Hep aynı yerlere masmışım meğer.

Belki de başkaları da var.

İzlere ilerliyorum. Yürüyorum. Durmadan yürüyorum.

Tereddüt ediyorum sonra.

Geri dönmeyi düşünüyorum. Hiç gitmemeyi. Ama dönmüyorum.

Ben ilerliyorum. Bulutlar hareketleniyor. Aydınlanıyor her yer.

İzler ve sesler sıklaşıyor.

Bir anda karşıma bir göl çıkıyor. Göle giriyorum.

Hiç durmadan yüzüyorum.

Yüzdükçe kendimi hiç ulaşamamış olduğum o geçitte buluyorum.

S4

Hep kum sanmışım.

Geçit aslında suymuş meğer. O yüzden hep başa dönmüşüm.

Tam geçecekken izlerin sahipleri bana yaklaşıyor.

Çıkıyorum hemen gölden. Apar topar geri dönüp koşarak ilerliyorum.

Korkuyorum biraz. Son noktasına gelmişim.

Ucuna basıyorum bu kara parçasının.

O an tersine dönüyor işte.

Ama ben düşmüyorum, atlıyorum oradan.

Ayaklarım hala yere basıyor.

Atladığım yer göl sandığım yere gölgesini düşüren başka bir yaşam katmanı.

Peşimdeki yabancılar benim gibi ters düşerek oraya gelmişler meğer.

O anda uyanıyorum işte hep rüyadan.

F/ O yabancılar da sensin. 

Korkuların, arzuların, endişelerin, tereddütlerin, bastırdığın isteklerin kovalıyor peşinden.

Tanışmamışsın hiç. Yabancı sanıyorsun.

Kum egon, kimliğin sandığın arada kalmış sensin; kayalıklar üst benliğin, toplumun dayattığı vicdanın; göl ise alt benliğin, içinde bastırdığın arzuların. 

En gerçek yerin rüyaların.

 

T/ Peki geçidin arkasında ne vardı?

S5

T/ İşte orada iki tane adam var sana yabancı.

Birbirlerini yiyip duruyorlar.

Biri çok huysuz, çok kibirli.

Her şey eksiktir diyor. Çöplükte yaşıyor.

Çok şey istiyor. İstedikçe çöplük büyüyor.

Diğer adam çok umursamaz ve çok telaşsız.

Yanına çağırıyor diğerini.

Kibirli olan orada hiçbir şey yok diyor, geçtim ben oradan çoktan.

Umursamaz olan göl kenarında sonsuzluğa bakıyor.

Yanılıyorsun, ben zaten oradaydım.

Şüphesiz ki hiçlik sonsuz basitliktir diyor.

Sürekli birbirlerine giriyorlar.

 

F/ Göl kenarındaki umursamaz adam işte senin altbenliğin.

Girdiğin göl gibi hani. En ilkel dürtülerin, arzuların. 

Kibirli adam da senin üstbenliğin.

Sosyal vicdanın, normlar ve yasaklar.

Geçemiyorsun geçitten çünkü biliyorsun orada da sen varsın.

Arada kalıyorsun hep bu kavgada.

S6

T/ Ben aslında insanları gözlemliyorum.

Onların adına arada kalıyorum sanırım.

Alışkanlıklarını inceliyorum.

Şu modern dünyanın insanları nasıl madara ettiğine bakıyorum.

Düşünmeyi unutmuşlar.

Hepsi berbat haldeler.

 

F/ İnsanlar mutlu olmak ister. Bu yüzden berbat haldedirler.

 

T/ Bisikletle geçerdi çocuklar ıslık çalarak.

Artık motorlara biniyorlar.

Sesinden ıslıkları duyulmuyor.

Sanat çocukluk tecrübelerinin büyüklüğe aktarılmasıdır.

Rüyalarımda hep çocuklar var.

Modern dünyada kaybolmuş çocuklar korkutur beni hep.

F/ Nerede yaşıyorsun bu arada?

 

T/ Hemen fark edersin evimi.

İçinden sokak geçer.

Yeşille kaynaşmıştır.

Bir çok komşumun kapısından geçerek girerim evime.

Arada gittiğim yeni bir yer daha var. O da gölün üstünde.

Düşünmeye gidiyorum.

​S7

T/ Sesler şehirde, sesler eşyalarda, her yer gri.

Yeşilleri örtüyor çöpler.

Modern dünya kutular içinde ne amaç uğruna olduğunu bilmeden çalışap tek tip insanlarla dolu.

Bu mekanik düzen hep başa dönen bir döngü. Asıl korkum bu.

İnsan sıcaklığını yitirmiş bir dünya.

Ben bunlara karşı savaşıyorum.

 

F/ Evrendeki gösteri sen aklını keşfettiğin an başlar.

Şuna inanmaktan kendimi alamıyorum ki bir kaç istisna dışında,

bahsettiğin düzene ayak uydurmuş insanlar değersiz varlıklardır.

​S8

T/ Sokakları yok.

Meydanları hele hiç yok.

Aynı evlerde,

aynı üniformalarla,

aynı yemekleri yiyerek,

aynı yerlere giderek,

aynı konuşmalarla

birbirleriyle yarışıyorlar.

Koca bir kalabalık.

Düşünmeyi unutmuşlar.

Kimse kendini tanımıyor.

Ne geldikleri yer belli,

ne de gittikleri yer.

Ne istediğini bilen hiç kimse yok.

Ne göğe bakıyorlar,

ne yere.

Gerçek değil hiçbiri.

F/ Göğü delen sürüleri.

Burjuva hastalıkları.

 

T/ Eğer bir kişi göğü delmeye çalışan

bu sürülerin altından ıslık çalarsa

Hepsi yerle bir olabilir.

Ben hala bisikletimle ıslık çalıyorum.

 

Üstümde bir vinç gördüm.

Durdum.

Oturdum.

Kaldım.

Onların zaaflarıyla dalga geçiyorum.

​S9

T/ Caddeler istiyorum.

Meydanlar istiyorum.

İçine dönük, dışına kapalı,

caddeler boyu uzanan

duvarları yıkmak istiyorum.

Zihinlere örülen duvarlar onlar.

Yıkılsın duvarlar.

Sokaklara meydanlar açılsın.

Konuşsun insanlar.

Pasajlardan geçsin.

Eylem istiyorum. Bilinçli eylem.

Duraklasın yollarda.

Perdelerini açsın.

Merdivenlerden çıksın.

Bisiklete binelim.

Tramvaylarla konuşalım.

S10

F/ Orası neresi?

T/ Çok karışık.

Ne tarafa gideceğimi bilmiyorum.

Her yer birbirinden geçiyor.

Giriyorum bir yerde.

Yukarı çıkıyorum.

Çıkmak için bir baştan girip hepsinin içinden geçmem gerekiyor.

Üstümüzde sadece açık bir örtü.

 

F/ Orası neresi işte?

 

T/ Ah, burası benim evim.

MARCHIN

©2023, MARCHIN.

Her hakkı saklıdır.

bottom of page